Menu Content/Inhalt
ANA SAYFA arrow SIK SORULAN SORULAR

Ana Menü

ANA SAYFA
------
HAKKIMIZDA
------
ETKİNLİKLERİMİZ
------
DUYURULAR
------
HIV/AIDS
------
CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR (CYBH)
------
KORUNMA
------
GENÇLER İÇİN
------
SIK SORULAN SORULAR
------
İLETİŞİM BİLGİLERİ
------
TAVSİYE LİNKLER
Sık Sorulan Sorular Yazdır E-posta

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık belirtileri nelerdir? 

Yanıt: Birçok cinsel yolla bulaşan hastalık (CYBH), hiçbir belirti olmadan da bulunabilir. Bu nedenle birçok insan CYBH olduğunu bilmez; çünkü tamamen sağlıklı görünürler. CYBH bazen de belirti verebilir. Bunlar arasında en sık görülenler aşağıda sıralanmıştır:

  • İşeme veya cinsel ilişki sırasında ağrı veya yanma

  • Âdet günleri dışında ara kanamalar

  • Cinsel bölgenin kızarık ve şiş olması

  • Cinsel organdan akıntı gelmesi

  • Cinsel ilişki sırasında kanama

  • Cinsel bölgede yumrular, açık yaralar, kabarıklıklar, renkli döküntüler

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar hiçbir belirti vermeden bulunabilir mi? Eğer öyleyse, eşimin hasta olduğunu nasıl anlayabilirim?

Yanıt: Bazı cinsle yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), hiçbir belirti vermeden bulunabilir. Bunlara en iyi örnek HIV enfeksiyonudur. HIV vücuda girdikten sonra, 10 yıla kadar varan süreler boyunca hiçbir belirti vermeyen bir enfeksiyon yapar. Böyle kişilerin hasta olduklarını, dış görünüşlerine bakarak anlamak mümkün değildir; ancak kan testleri ile hasta oldukları anlaşılabilir. Benzer şekilde, klamidya enfeksiyonları ve gonorenin kadınlarda, trikomonyazın ise erkeklerde genellikle belirti vermeden bulunduğu bilinmektedir. Bu durum, bu hastalıkların kolayca yayılmasına neden olur.

Cinsel eşinizin hasta olup olmadığını anlamanın en güvenilir yolu onunla konuşmak ve cinsel etkinlik öyküsünü öğrenmektir. Eğer kendinizi bu konuşmayı yapmak için hazır hissetmiyorsanız, o kişiyle cinsel ilişkiye girmek için de hazır olmayabilirsiniz. Böyle bir durumda, ilişkiye biraz daha zaman tanımak yararlı olabilir.

Eşinizle sağlam bir ilişkiniz varsa, cinsel etkinlik öykülerinizi konuşma sorununuz da olmayacaktır. Ancak yine de, belirtisiz bir enfeksiyonun bulunması olasılığına karşı, her ikinizin de cinsel ilişkiye girmeden önce test yaptırmanız önerilir. Testler yapıldıktan sonra da her ilişkinizde kondom kullanmanız her ikinizin de güvenliği açısından son derece önem taşımaktadır.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıkların zararları ve kısa ve uzun vadede istenmeyen etkileri nelerdir?

Yanıt: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, hem hastalığı edinen kişiyi, hem bu kişinin eş(ler)ini ve hem de hasta kişi gebe ise doğacak bebeğini etkiler. Aşağıdaki tabloda, bu hastalıkların zararlı etkilerini liste halinde görmek mümkündür.

CYBH’LERİN İSTENMEYEN SONUÇLARI

 

ERİŞKİN

  • Dış gebelik

  • Kısırlık

  • Rahim ağzı kanseri

  • Düşük

  • Karaciğer sirozu ve kanseri

  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması

  • Ölüm

 

ÇOCUK

  • Doğumda edinilmiş frengi

  • Zatürree

  • Erken doğum

  • Düşük doğum kilolu bebek

  • Ölü doğum

  • Körlük 

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşmasında tek yol cinsel ilişki midir?

Yanıt: Cinsel ilişki, bu hastalıkların en sık bulaşma yolu olmakla birlikte, doğrudan temas (frengi, uçuk, siğil, bit), anneden bebeğe (tümü), kan ve organ aktarımları ve kanla kirlenmiş aletlerle kesici-delici yaralanmalar (HIV, B ve C tipi sarılık, frengi), bu hastalıkların diğer bulaşma yollarıdır.

 

Soru: Öpüşme ile cinsel yolla bulaşan hastalıklar bulaşır mı?

Yanıt: Masum öpüşmeler (yanaktan, ağız kapalı iken dudaktan) genellikle risk taşımaz. Ancak uçuk (herpes), bu yolla bulaşabilir. Dudağında açık yara bulunan kişilerle öpüşmek doğru değildir. Ayrıca, derin öpüşme (Fransız öpücüğü) olarak adlandırılan ve ağzın açık olduğu öpüşme çeşidinde, ağız içinde, dilde ve dişetlerinde gözle görülmeyecek kadar küçük, bazen de belirgin zedelenmeler olabilir. Böyle durumlarda HIV bulaşma riski, cinsel ilişkideki kadar yüksek olmasa da mevcuttur.

 

Soru: Oral (ağız-cinsel organ teması) seks yoluyla cinsel yolla bulaşan hastalıklar bulaşabilir mi?

Yanıt: Sıklığı diğer temas çeşitlerine göre daha az olsa da kesinlikle evet! Vajina (kadında hazne), anüs (makat, dışkı deliği) ve ağız, "mukoza" adı verilen ve deriden daha kırılgan olan bir doku ile kaplıdır. Bu dokunun zedelenmesi, CYBH etkeni olan mikropların kolayca vücuda girmesini sağlar. Oral seks özellikle HIV, sifiliz, herpes gibi hastalıkların bulaşmasında önem taşır. Oral seks ile hastalık bulaşmasını önlemenin en güvenilir yolu kondom kullanmaktır.

 

Soru: Kan dışındaki vücut sıvılarının HIV bulaşmasındaki rolü nedir?

Yanıt: HIV’in en yoğun miktarda bulunduğu üç vücut sıvısı kan, semen (sperm sıvısı) ve kadın cinsel organı salgılarıdır. Bunun dışında virüs anne sütü, gözyaşı ve tükürük gibi sıvılarda da değişen miktarlarda saptanmıştır. Ancak bu sıvılarda bulunan virüs miktarının, enfeksiyonu başlatmak için yeterli olmadığı bilinmektedir. Bu sıvılara gözle görünür miktarda kan karışmış olması halinde ise bulaştırıcılık söz konusu olabilir.

 

Soru: HIV’in değişik yollarla bulaşma oranları nedir?

Yanıt: Virüsün en kesin bulaşma yolu kan aktarımıdır. HIV mikrobunu taşıyan bir ünite kanın aktarılması halinde enfeksiyonun bulaşma olasılığı %100’e yakındır. Bunun dışındaki bulaşmalarda oranlar değişmektedir. Erkekten kadına cinsel ilişki aracılığıyla bulaşma olasılığı, kadından erkeğe bulaşmaya göre çok daha yüksektir. Bunun nedeni, kadın cinsel organının mukoza adı verilen kırılgan doku ile kaplı olması ve cinsel ilişki sırasında daha kolay zedelenmesidir. Hazneye boşalan semende (sperm sıvısında) bulunan bol miktardaki virüs, haznenin geniş yüzeyi ile temas eder ve varsa zedelenmiş bölgelerden vücuda girer.

Kan ile kirlenmiş kesici, delici bir aletle HIV bulaşma riskinin %0,3 olduğu bildirilmektedir. Virüs içeren sıvıların mukozalara (göz, burun, kadın cinsel organı vb.) temas etmesi halinde bulaşma riski %0.09’a düşer. Virüs içeren sıvıların veya kirlenmiş araç-gerecin deriye temas etmesi halinde ise bulaşma oranının ne olduğu tam olarak bilinmemektedir. Virüsün sağlam deriden geçmesi mümkün değildir. Ancak, deride gözle görülmeyen sıyrık ve açıklıklar bulunabilir. Bu nedenle, teorik olarak bu yolla çok nadir de olsa bulaş olabilirse de, pratikte böyle bir olgu ile henüz karşılaşılmamıştır. Cinsel temasın değişik yolları ile HIV bulaşma riski için sitemizdeki “HIV ve AIDS” bölümüne bakınız.

HIV’in bulaşma olasılığı, kan veya vücut sıvısında bulunan virüsün miktarı, temas edilen sıvının miktarı ve temas süresi ile doğrudan ilişkili bulunmuştur.

 

Soru: HIV ve AIDS nedir; birbirinden farklı hastalıklar mıdır?

Yanıt: HIV, İngilizce’de Human Immunodeficiency Virus (İnsan Bağışık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş bir kısaltmadır ve virüsün adıdır. Bu virüsün yaptığı hastalığa HIV enfeksiyonu adı verilir. Bu enfeksiyonun ilerlemiş, ölümcül şekli ise AIDS adı ile anılmaktadır.

HIV ile ilk kez karşılaşan bir kişide genellikle hiçbir belirti görülmez. Bu belirtisiz dönem, kişiye göre değişmek üzere, aylar-yıllar sürebilir. Virüs, vücudu mikroplardan ve kanserlerden koruyan bağışıklık sisteminin temel elemanı olan beyaz kürelere girer ve onların önce işlevlerini kaybetmelerine, sonra da ölmelerine neden olur. Bu hücrelerin azalması, vücudun bağışıklık sistemini çökertir ve ağır mikrobik hastalıklar veya kanserler otaya çıkar. Ölüm, bu hastalıklara bağlı olarak gerçekleşir.

AIDS kesin tedavisi olmayan bir hastalıktır. Ancak bazı ilaçlar ile vücutta bulunan virüs miktarını azaltmak, hastalığın ilerlemesin yavaşlatmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek olasıdır. Günümüzde kullanılan ilaçlar, HIV/AIDS hastalarının ömrünü uzatıp, yaşam kalitesini artırmaktadır.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için testler nasıl yapılır?

Yanıt: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) için birkaç değişik şekilde test yapılabilir. Bu testler, hastalıklara göre değişebilir. Öncelikle hekimin, hastanın vücudunu, cinsel organlar da dâhil olmak üzere muayene etmesi gerekir. Bazı hastalıkların teşhisi için cinsel organdan gelen akıntıdan, pamuklu çubuk ile örnek alınmalıdır. Gonore, klamidya hastalığı, trikomoniyaz bunlara örnek olarak verilebilir. Sifiliz, hepatit B ve C ile HIV/AIDS’in teşhisinde, hastadan alınan kan örneği incelenmelidir. Bazı hastalıklarda ise klinik görünüme bakılarak teşhis konur. Örneğin bit ve uyuz bu hastalıklar arasındadır. Cinsel bölgede oluşan uçukta, yaralardan alınan sürüntü örneğinde bazı testler yapılabilirse de ülkemizde bu hastalığın teşhisi genellikle klinik görünüme bakılarak koyulmaktadır.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için testler nerede yapılır?

Yanıt: Birçok gelişmiş ülkede cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH) için özel kurum ve kuruluşlar bulunduğu halde, ülkemizde bu tür bir kurum mevcut değildir. Ülkemizde bu tür hastalıklar birçok farklı bilim dalının ilgi alanına girer. Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, CYBH ile topluca ilgilenen tek bilim dalıdır. Ancak, hastalıkların farklı bölgeleri tutması nedeniyle, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Üroloji (Bevliye) ve Dermatoloji (Deri hastalıkları) uzmanları da bu hastalara bakabilir. Hastalıkların birçoğunun, sağlık ocağı veya ana-çocuk sağlığı merkezlerinde çalışan pratisyen hekimler tarafından görülmesi ve tedavi edilmesi de olasıdır. HIV/AIDS ise sadece Enfeksiyon Hastalıkları uzmanları tarafından izlenmesi ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Bu hastalarda diğer uzmanlık alanları, enfeksiyon hastalıkları uzmanının koordinasyonu ile gerektiği takdirde katkıda bulunurlar.

CYBH kuşkusu bulunan bir kişi, ilk olarak yukarıda belirtilen kurum veya kuruluşlardan birine başvurmalıdır. Konu ile ilgili hekim hastayı muayene edip, gerekli gördüğü takdirde mikrobiyoloji laboratuarında bazı testlerin yapılmasını isteyebilir. Bazı Enfeksiyon Hastalıkları bölümlerinde de laboratuar bulunabilir ve bu testlerin bazılarının yapılması mümkün olabilir. Yukarıda belirtilen bilim dallarındaki uzmanlara başvurmadan, doğrudan bir laboratuarda test yaptırmanın ciddi sakıncaları vardır. Çünkü test sonuçları, hastanın kliniği ile birlikte yorumlanmalı ve tedavisi de buna göre düzenlenmelidir. Özellikle HIV testlerinin, uzman danışmanlığı olmadan yapılması, hastanın ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle,  kesinlikle uygun değildir.

Ülkemizde CYBH testlerinin ücretsiz yapılabildiği herhangi bir yer yoktur. Ücretsiz HIV/AIDS testi yaptırmak amacıyla kan bağışı yapmak son derece sakıncalıdır. Çünkü hastalığın kuluçka döneminde, kanda virüs bulunsa bile testler temiz çıkabilir ve virüs içeren kan, sağlam bir kişiye aktarılabilir. Ülkemizde bunun örnekleri yaşanmıştır. HIV kuşkusu olan bir kişinin ilk yapacağı işlem, bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmak olmalıdır. Hekim hastaya danışmanlık verir ve uygun testleri ister; test sonuçlarını yorumlar ve bu sonuçlara göre hastayı uygun şekilde yönlendirir. HIV testleri, hastanın adı şifrelenerek yapılmaktadır.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için evde test yapabilir miyim?

Yanıt: Ülkemizde bu hastalıkların evde tanısına uygun yöntemler satışa sunulmamıştır.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar için ne zaman test yaptırmalıyım?

Yanıt: Eğer bu sitede belirtilen hastalıklara ilişkin belirtilerden herhangi biri mevcutsa derhal test yapılması gerekir. Hastalıkların belirti vermeme olasılığı göz önüne alındığında, cinsel etkinlik öyküsüne bakılarak test için karar verilebilir. Örneğin, geçmişteki cinsel etkinlik öyküsünü bilmediğiniz bir kişi ile kondom kullanmadan seks yaptıysanız veya birden çok cinsel eşiniz varsa test yaptırmanızda yarar vardır. Eğer çok eşlilik tercihiniz devam edecekse, altı ayda bir test yaptırmanız önerilebilir. Böyle durumlarda mutlaka her ilişkide kondom kullanmalısınız.

İlk kez tanıştığınız bir kişi ile cinsel bir birliktelik başlatacaksanız, ilişkiye başlamadan önce test yapılması, eşlerin kendilerini daha rahat hissetmeleri açısından yararlı olabilir.

Aynı kişi ile sürekli bir cinsel beraberliğiniz varsa, yine de kondom kullanmanız ve yılda bir kez test yaptırmanız önerilir. Eşinize ne kadar güvenseniz de her insanın hata yapma ve bunu gizleme olasılığı bulunduğunu unutmamalısınız.


Soru: HIV için ne zaman ve hangi sıklıkta test yapılmalıdır?

Yanıt: HIV teşhisi için kullanılan testler, hastanın kanında, HIV mikrobuna karşı gelişmiş olan koruyucu maddeleri (antikorlar) saptamak amacıyla yapılır. Bu antikorlar, virüs vücuda girer girmez oluşmaz. Antikorların testlerle saptanabilir düzeye ulaşması, her kişide farklı zamanlarda gerçekleşir. Bu süre genellikle 2-12 hafta arasındadır. Bu nedenle, kuşkulu bir ilişkiden hemen sonra test yapılması uygun değildir; en az iki hafta beklemek gerekir. Ayrıca, ilk testin olumsuz (temiz) bulunması, kişinin virüs taşımadığı anlamına gelmez. Bu kişilerde, kuşkulu ilişkinin üçüncü ayında da test tekrarlanmalıdır. Üçüncü aydan sonra yapılacak testler gereksizdir; para kaybından başka bir işe yaramaz. Günümüzde kullanılan testler, antikorların yanı sıra virüsün parçacıklarını da saptamaktadır. Bu testlerle daha erken sonuç almak mümkün olabilir. Test yaptıracak kişi, testlerin niteliği hakkında başvurduğu hekimden bilgi alabilir.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan nasıl korunabilirim?

Yanıt: Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan (CYBH’den) korunmanın en kesin yolu, cinsel ilişkiye girmemektir. Bu, pratikte uygulanması güç bir önlemdir. Ancak, genç yaşta cinsel etkinliğin başlamasının önemli sakıncaları vardır. Bu nedenle gençlerin, cinsel etkinliğe başlama yaşını olabildiğince ertelemeleri ve cinsel ilişki yerine, yakınlaşmanın diğer yollarını kullanmaları önerilir. Bunlar arasında da en güvenilir olan yaklaşımlar, giysileri çıkarmadan vücutların birbirine teması, okşama ve öpüşmedir. Bunun dışındaki tüm cinsel yakınlaşmalar, hastalık bulaşma riski taşır.

Cinsel etkinlik başladığında CYBH’den korunmanın en güvenilir yolu kondom kullanmaktır. Kondomun doğru kullanılması halinde, koruyuculuğu %100’e yakındır. Kondom, ilişkinin her türünde (vajinal, anal, oral) ve her ilişkide kullanıldığı takdirde koruyucudur.

Seçtiğiniz eş ile ilişkiye girmeden önce cinsel etkinlik öyküsünü öğrenmekte yarar vardır. Bunun için sormanız gereken sorular aşağıda belirtilmiştir:

  • Başka biriyle cinsel ilişkin var mı?

  • Bugüne dek kaç cinsel eşin oldu?

  • Daha önce herhangi bir CYBH geçirdin mi?

  • HIV veya başka bir CYBH’si olan bir cinsel eşin oldu mu?

  • En son ne zaman HIV ve CYBH testleri yaptırdın?

  • O zamandan bu yana kaç cinsel eşin oldu?

  • Daha önce cinsel bölgende yaralar veya siğiller çıktı mı?

  • CYBH olduğunu düşündürecek herhangi bir belirtin var mı-ülser, siğil, akıntı?

  • İlişkimiz başlamadan test yaptırmayı kabul eder misin?

İlişkiye başlamadan önce hastalık taşımadığınız belirlense ve tek eşli bir ilişkiye karar verseniz de her ilişkinizde kondom kullanmanız önerilir. Çünkü her zaman için eşinizin başka biriyle ilişkide bulunma olasılığı vardır. Üzücü ama gerçek! Eşlerini aldatan kişiler, ilişkilerini bozmamak için bunu eşlerine anlatmayabilirler. CYBH’nin bulaşması için çoğu kez tek ilişki yeterli olur. Bu nedenle, eşinizin bir kez bile başka biriyle ilişkiye girmesi, hastalanmasına ve hastalığı size bulaştırmasına yol açabilir. Eşinize güvenseniz bile kondom kullanmaya devam etmeniz, CYBH’den korunmak için en güvenilir yoldur.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan bir hastalığım olduğunu öğrendiğimde ne yapmalıyım?

Yanıt: Öncelikle eş(ler)inizi (ayrılmış dahi olsanız) bilgilendirmeli ve onların da bir hekime başvurmasını önermelisiniz. Cinsel yolla bulaşan birkaç etken aynı anda bulaşabilir. Bu nedenle, bu hastalıklardan birinin saptanması halinde, o kişide diğer hastalıkların, özellikle de HIV’in aranması gerekir. Hekiminizin önerilerini tam olarak uygulamanız ve verdiği tedaviyi söylendiği şekilde kullanmanız, hastalıktan tamamen kurtulmak ve hastalığı eş(ler)inize bulaştırmamak açısından önem taşır. Hekiminiz tedavi bittikten sonra testlerin tekrarlanmasını öneriyorsa, bunu ihmal etmeyiniz. Tedaviniz tamamlanıncaya kadar, hatta mümkünse tedavi bittikten sonra bir hafta cinsel ilişkiden kaçınmanız önerilir. Eğer kesin tedavisi olmayan bir hastalığınız varsa (siğil, uçuk, vb), hastalığı eşinize bulaştırmamanız için hangi önlemleri almanız gerektiğini hekiminizden öğrenmelisiniz.

 

Soru: Cinsel yolla bulaşan bir hastalığım olduğunda, bunu eşime nasıl söyleyebilirim?

Yanıt: Bu zor bir durum; ancak kendinizi ne kadar rahatsız hissetseniz de eş(ler)inize bunu söylemek zorundasınız. Eş(ler)inizle sürekli ya da kısa süreli ilişkinizin olması veya ondan ayrılmış olmanız önemli değildir; her durumda bu bilgiyi ona iletmeniz gerekir. Eş(ler)iniz mutlaka bir hekimle görüşmeli ve gerekiyorsa test yaptırmalı ve tedavi olmalıdır.

Eş(ler)inizle konuşmadan önce, bir başka arkadaşınız veya bir danışman ile ne söyleyeceğinizi önceden çalışmanız önerilir. İstemediğiniz takdirde, hastalığı nasıl aldığınızı eş(ler)inize söylemek zorunda değilsiniz. Sadece hastalığınızı açıklayıp, onu bir hekimle görüşmek üzere ikna etmelisiniz. Hastalığınız iyileşinceye kadar eş(ler)inizle ilişkiye girmemeniz önerilir. Eğer yine de cinsel ilişkiye girmek niyetindeyseniz, her zaman olduğu gibi, mutlaka kondom kullanmalısınız.

Birçok kişi bu durumda anlayış gösterir ve size yardımcı olur. Ancak bu duruma kızan ve anlayış göstermeyenler de olabilir. Buna hazırlıklı olun ve dürüst davranarak en doğruyu yaptığınızı unutmayın.

 
ukashukashukashukashukashukashukashukashukashporno izle